Santral Yokuşu
26.Eylül-Pazar günü, hava bulutlu ve yağmur her an yağabilirim diyor. Yani bir Sonbahar klasiği... Kent ormanında(Umuttepe) dağ bisikleti yarışları var, kızım sabahtan gitti. Ben de yağmur riskine rağmen gitmeye karar veriyorum...
![]() |
| Turumuzun haritası ve yükseklik eğrisi... |
Turumun haritasına detaylı bakmak için üzerine tıklayın.
Turumun haritası ve yükseklik eğrisi. (Detaylı bakmak için üzerine tıklayın)![]() |
| Aynı kuşun diğer bir pozu. |
Sonbaharın son günüydü. Yürümek istedim. Fotoğraf makinemi de alıp yola çıktım. Trafikten ve kalabalıktan uzaktır benim yolum. Ağaçlara doğaya doğrudur. Garip bir sessizlik vardı. Sanki yorgundu doğa, ama hayır- insanlardı yorgun olan. Kurban etmenin huzuruyla çekilmişlerdi evlerine bu son günde. Ağaçlarla çevrili dar bir yolda yürürken ben bozmuştum sessizliği ki, iki sincap hızla tırmandı kavak ağacının güvenli doruğuna. Pür dikkat baktılar bana, geçip gitmem için. Kargalar ve martılar birlikte uçtular gökte. Birbirlerini anlıyorlar mı acaba? Dere boyu caddesinde yürüdüm, melodisini dinledim derenin, taa denize uzanan ve son bulan orada.
Yapraklar hızla dökülüyor yere ve soyunuyor ağaçlar, kışa hazırlık. Ne garip değil mi: Biz tam tersine giyiniyoruz kış gelince. Belediyenin onca anonsuna rağmen dere boyunca atılmıştı, işkembeler, ayaklar, deri kalıntıları. Yaşam ve ölüm...
Yaban çiçekleri orda burda özgürce açmıştı yine de... Bunca hoyratlığına rağmen insanın, az da olsa ümit vardı geleceğe dair...